Fındık Beni Affet / Eylül Ecrin Günaydın (9 Yaş)

 

 

Her zamanki gibi sabah kalktım, elimi yüzümü su ve köpükle yıkadıktan sonra hemen koşup Fındık’ın boynuna sarıldım. Fındık’ın ağzında bir top, benimle oynamak istiyordu. Topu bana uzattı. Topu ben attım, o getirdi, bir süre böyle oynadık. Derken annem bizi sofraya çağırdı. Hemen Fındık’la beraber sofraya gittik. Ben kendi yemeğimi yerken, Fındık da kendi yemeğini yiyordu. Birden telefon çaldı. Mutfak masasındaki telefonu anneme götürdüm.

Annem telefon konuşmasını bitirene kadar biz de kahvaltımızı bitirmiştik.

-Ayça, hazırlan, gidiyoruz, dedi annem.

-Nereye?

-Söylemem, sürpriz!

Neyse, dedim. Hemen hazırlandım ve annemin sürprizini beklemeye başladım. Annem Fındık’ı kafesine koydu. Sonra benim yanıma geldi. Gözlerimi kapatmamı istedi benden. Arabadan ininceye kadar açma, diye de tembihledi.

Acaba nereye gidiyorduk? Meraktan ölmek üzereydim. Nihayet araba durdu. Annem, elimden tutarak beni indirdi arabadan. Gözlerimi açtım. Bir de baktım, dedemin çiftliğine gelmişiz!

Dedem tarlada çalışıyordu. Hemen koştum ve sarıldım ona. Çiftlikteki hayvanları görmek için can atıyordum. Anneme sordum:

-Çiftlikteki hayvanlara bakabilir miyim?

-Tabi kızım, bakabilirsin.

Annem sözünü bitirmeden soluğu tavukların yanında aldım. Horozlar ü ürü üüü diye ötmeye başladı. Yan tarafta koyunlar meleşiyor. Hangisini seveceğimi şaşırdım. Sıra geldi ineğim Nermin’e. Nermin mö möö diye benimle konuşmaya başladı. “Benim sütümü iç, sağlıklı yaşa!” diyordu bana. Anneme söylesem inanmaz ama ben anladım. İneğim böyle diyorsa hemen süt içmeliydim. O sırada dedem de yanımıza geldi.

-Ben süt istiyorum, dedim.

-Kovayı kap gel, dedi dedem.

Dedemle birlikte ineği sağdık. Dedem kovayı mutfağa kadar taşımama yardım etti. Annem sütü elimden aldı. Süzdükten sonra ocakta iyice kaynattı. Tazecikti, lıkır lıkır içtim. Fındık’la oynamak için enerjimi toplamıştım. Ama Fındık yoktu! Sağıma baktım, soluma baktım, yok yok yok! Hep beraber Fındık’ı aramaya başladık. Tam samanlığa doğru gidiyordum ki bir ses duydum. Bu Fındık’ın sesiydi ve ses arabadan geliyordu. Nasıl unutmuşum! Hemen annemin yanına gittim. Anahtarı aldım ve arabaya doğru koşmaya başladım. Kumandanın tuşuna basarak kapıyı açtım. Zavallı Fındık! Kim bilir ne kadar korkmuştur. Hemen onu kafesten çıkarıp su verdim. Sonra kucağıma aldım onu. Sıkıca sarıldım.  “Affet beni Fındık!” diye yalvardım ona.

Fotoğraf: https://bit.ly/2HhnPOj

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.