Eyüp Tosun’un Kör Islık Adlı Kitabından On Üç Alıntı / Münire Çalışkan Tuğ

 

1. Ağzı var dili yok. Dilinden hep bir türkü. Sözleri unutunca nakarat olarak ıslık devreye giriyor. Islık, hatırlamaya çalışmaktır çünkü.

2. İnsan doğduğu evden uzaklaştıkça mutsuzlaşıyor. Şimdi, burada, bu apartmanda, tavan arasında her gün annemle uyuyorum.

3. Emekli öğretmen Ferit Bey’in elinde uzunca bir liste. İl il, ilçe ilçe, köy köy; bir harf öğrettiği çocukların isimlerini yazıyor sürekli.

4. Menemeni en iyi yapanlar, diğer menemeni en iyi yapanların menemenini ekseriyetle beğenmezler. Mutfak şifası olmayan bir hastalıktır.

5. Kendimi değil, sizi tekrar ediyorum.

6. İnsan babası ölünce ona benzemeye başlıyor.

7. Beton sevmeyin, mezarda bile! Çünkü yılan ve haşere için engel yok, korkmayın. Ölüm. Herkese eşit. Sabır, yok kimsede.

8. İnsan nereye basarsa orası kıymetli oluyor. Yara da öyle, nerene gelirse orası kıymetli. Şifa. Metruk dil. Yabancılık. Kesik bir dil türetti modern hayat. Dilimiz yaraymışçasına eksiltili sözcükler. Islıklar körleşti.

9. Son değil, ara. Perde değil balkon. Vah değil utanç. Hepimize. Nefes alın, serbest. Toprak, çim varsa koşun. Vakit dar.

10. Taşrada doktor veya akademisyen, yani afili bir meslek sahibi oldun mu yandın; artık hayatın hep misafir gibi geçecek demektir. Hep el üstündesin, hep göz önünde. Sanki herkesin elinde bir çift terlik var da seni rahat ettirmek için çabalıyorlar.

11. Sosyal medya bildirimleri tüm sesleri bastırıyordu.

12. Yüzünde annesiz bir evin dağınıklığı var, dedim. Anlamadı. Yerdeki üç beş saç telini alıp çekip gitti.

13. “Yere düşen bozuk para gibiyim,” dedi. İnsanın da yuvarlanıp yuvarlanıp düşeceği bir yağmur mazgalı olmalı.

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.