Eski Bir Mahalle… Olağan Bir Gün / Muzaffer Candaner

1950 li yıllarda Adana’dayız…
Mahallenin İlkokul çağındaki çocukları toplandı… Arkadaşları Yılmaz’ın iki katlı evinin önüne gidildi…

Çapraz Tahir, aşağıdan bağırdı:  “Yılmaz… Yılmaz”
Pencereyi, Yılmaz’ın kızkardeşi açtı:  “Ne var?”

Çapraz Tahir açıkladı:  “Bacı, hani sana laf atmışlardı ya! İşte onlarla Çınarlı’ya gavgaya gidecik… Biz arsadayık… Yılmaza söle;  guş lastini alsın gelsin”

Kızkardeş henüz bir şey söyleyememişti ki; aniden arkasında anneleri Sevim Teyze belirdi…
Önce, içerden Yılmaz’ın ağabeyinin;  “Ana gazzağım nerde?”  sorusunu;  “Nerde çıkardıysan orda!”  şeklinde cevapladı…

Sonra, Nurgül’ü kolundan tutup, hışımla yana çekti:  “Çekil gız sen şöle. Get, balkon takasını gındırık go da, manık içeri dıkılsın… Deminden belli cırmalayıp duruyor” 

Nurgül’e gizliden ilgi duyan ve bu eylemin mimarlarından İstanbullu Tahsin anlamadı… Arkadaşlarına sordu:  “Ne dedi, ne dedi?” 

İnce Sabri tercüme etti:  “Balkon penceresini aralık bırak da kedi yavrusu içeri girsin”

Aynı anda; içeriyi ve aşağıyı bir orkestra şefi maharetiyle yöneten Sevim Teyze aşağıya döndü… Biraz da azarlama tonuyla racon kesti:  “Ne gavgası lan!  Yapacak başga bişeyiniz yok mu?  Gidin, top-mop oynayın” 

Efendi Mehmet mahzun bir tavırla cevap verdi:  “Topumuz yok ki” 

Anne, birkaç saniyeliğine pencereden ayrıldı… Döndüğünde, elindeki topu aşağıya attı:  “Alın lan Yılmaz’ın topu…  O da geldiğinde söylerik beraber oynayın… Tamam mı?”

Herkes sevinçle koştu…  Çirkin Mahmut, düştüğü yerde hiç sekmeden kala kalan topu aldı…  Hayal kırıklığı içinde yüksek sesle söylendi:  “Bu top inik ya!”

Yılmaz’ın annesi yol gösterdi:  “Köşedeki bisikletçi Mavili’de şişiddirin” 

Çocuklar birbirinin yüzüne baktı… Herkes aynı anda kafasını sağa-sola salladı…  Uzun Köksal, bunun anlamını yukarıya bildirdi:  “Dezze, hiç paramız yok ki!” 

Sevim Teyze bir daha içeriye gitti-geldi… Aşağıya 50 kuruş attı:  “Alın lan… Hadi gidin” 

Para, sevinçle yerden kapıldı… Anlık ayaküstü toplantı yapıldı:  10 kuruşa topu şişirtmeğe, kalan 40 kuruşla da Kuruköprü’de şalgam içilmesine karar verildi.

Çocuklar önce; koro halinde:  “En büyük Sevim Dezze, başka büyük yok”  tezahüratlarıyla mahalleyi inlettiler… Sonra tek sıra yapıp, coşku ile söyledikleri:  “Dağ Başını Duman Almış”  Marşı eşliğinde bisikletçi Mavili’ye doğru sert adımlarla yürüyüşe geçtiler.

Sevim Teyzenin organizasyonu ile;  bir top, bir kavgayı başlamadan bitirmişti.

 

 

4 Yorum Eski Bir Mahalle… Olağan Bir Gün / Muzaffer Candaner

  1. Her şeyin çaresi vardır, yeter ki sen çözümden yana ol. Sevim deze mahallenin çözüm odağı.
    Aklınıza ve emeginize sağlık.

    • Teşekkür ederim Değerli Münire Çalışkan Tuğ
      Eski dönemlere göre sayıları azalmış olsa da; günümüzde de böylesine duyarlı ve ilgili teyzelerin, amcaların bulunması o çevrenin şansı olsa gerek.
      Saygıyla…

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*