Eren’in Kadrajı / Eren Tayfun Şenel

Şarkıcılıktan sonra yönetmenliğe başarılı bir giriş yapan Mahsun Kırmızıgül’ün son filmi Mucize’yi ele almak istedim çok geçmeden.

Öncelikle fragmanı ne anlatıyor, izleyiciye ne tarz beklentiler sunuyor diyecek olursanız beklentiye girmeyin derim. Çünkü fragman çok fazla etkileyici. Kötü mü peki? Hayır, çok da kötü değil. Filmin içinde geçen olaylara değiniyor fakat filmde fragmandaki kadar bir heyecan yok açıkçası.

         Neyse… Konuyu fazla dağıtmadan filmin kendisine geçelim. Bir akşam ailece toplanıp sinemaya gitme kararı aldık. Hazırlanıldı, salona gidildi ve film seçme sırasında birkaç seçeneğin üstüne Mucize’de karar kılındı. Her şey iyi hoş, konusu gayet güzel ki zaten yaşanmış bir olaydan uyarlanma. Birkaç değişiklik dışında doğrudan gerçeği aktarmış. Egeli bir öğretmenin, doğunun ücra bir köşesine şark hizmeti nedeniyle gitmesi ve orada doğuştan sakat olan Aziz ile yaşadıkları… Ya da şark hizmeti dolayısıyla köylerine gelen Egeli bir öğretmenin yarattığı mucize… Ben hala karar veremedim aslında.

         Film İzmir’de başlayıp Kars’a uzanıyor. Önce dedim ki tamam film bu öğretmeni konu alacak. Fakat izledikçe gördüm ki olaylar doğuştan sakat olan Aziz’in etrafında dönüyor. Kafam karıştı. Bu güzel konuyu bu kadar yetenekli olmasına rağmen harmanlayamamış gördüm Mahsun Kırmızıgül’ü. Çünkü ne başrol belli ne hikâye ne de zamanlar arasında düzenli bir bağlantı var… Senelerle sahnelerin geçişi bir birini tutmuyormuş gibi geliyor insana. Sanki her şey bir anda olup bitiverdi de bu hale geldik dercesine. Peki ya arası? Arası yok. Gerçekten bir mucize yaşanmış. İnsan gerçek olduğuna inanamıyor. Fakat bir sinema filmi için ne kadar doğru? Orası bence soru işareti. Çünkü onca seneyi bir-iki saate sığdırmanın zor bir iş olduğunu biliyoruz.

         Biraz sert bir eleştiri yaptığımın farkındayım fakat çıtayı yükselttikten sonra böyle bir hikâye de bulmuşken insanın beklentisi de fazla oluyor. Mahsun Kırmızıgül’ün biraz Doğu propagandası yapmasına alıştık fakat sadece manzara ve müzikle Doğu filmi yapması bence olmamış. İnsan gerçekten kopuyor konudan.

         “Hiç mi iyi yanı yok filmin, nedir bu kızgınlık?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Gülmek istiyorsanız, ağlamak istiyorsanız, şaşırmak istiyorsanız ve başrolde yönetmenin olmadığı bir film istiyorsanız izleyin derim. Film gerçekten kaliteli espriler içeriyor. Derine inebilen, duygulandıran sahneler barındırıyor. Gerçekleri ince bir dille anlatıyor. Sadece bunlardan dolayı bile izlemenizi tavsiye ederim. Oyunculuklar gerçekten mükemmel. Kimi görsem inanamadım, oyuncu kadrosu araştırması yaptım, gerçekten şaşırtan performanslar sergilenmiş filmde. Herkesin emeğine, yüreğine sağlık, iyi seyirler.

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*