Düş Uykusu / Tutku Konuk Altındal

Uyanıyorum,

Önceden hiç olmadığım, olmadığım için bilmediğim ama hep düşlediğim bir yerde…

 

Gökyüzü desen beyaz beyaz parlayan bir mavi

Tam karşımda heybetli cüssesiyle yükselen bir yeşil

Derinden başlayıp taşan uçsuz bucaksız bir turkuaz…

 

Güneşse güneş, dağsa dağ, denizse deniz

Tek tek arasan bu kadarını bulamazsın

Her biri kendi formlarının en güzeli…

 

Yakaladıkları uyum ilk görüşte mest ediyor

Durup nerede olduğunu düşünüyorsun

Burayı hak etmek için ne yaptım?

 

Bitmek bilmeyen telefonlar, egsoz dumanları ve korna çığlıkları arasında geçen hayatıma yaşamak denir mi böylesi dururken?

 

Geldiğim bu yer hakkında hiçbir şey bilmeden, nasıl oluyor da kendimi yıllardır buraya aitmiş gibi hissediyorum?

 

Güneşe mi yakınım, denize mi;  yoksa her ikisine de mi?

 

Uzansam elim değer mi dersin?

 

Deniz yeşili suladıkça, dağ ona inat yaprakları üstüne asmış güneşte kurutuyor. Bu manzara karşısında gözlerimi kapattığım her an bir kez daha pişman oluyorum. Tatlı esintilerin sarhoşluğu içinde göz kapaklarım ağırlaştıkça ben hafifliyorum.

 

 

* * *

 

Uyanıyorum,

Önceden hiç olmadığım, olmadığım için bilmediğim ama hep düşlediğim bir yerde…

Sonsuz karanlığın içinde yusyuvarlak bir beyaz

Hemen altından yere kadar inen karanlık bir perde

Ucunda kıyıya vuran ışıklı bir yol…

 

Dolunaysa dolunay, ormansa orman, yakamozsa yakamoz

Dalgaların sesi ne kadar yakınsa, yaprakların hışırtısı da o kadar uzak

Dolunay ise sessiz sessiz yol gösteriyor denizdeki dalgalara…

 

Yıldızlara mı yakınım ağaçlara mı, yoksa her ikisine de mi?

 

Uzansam elim değer mi dersin?

 

 

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.