Dünyanın En Özel ve Güzel Adamına Aşık Kadının Öyküsü… / Neslihan Tamyaman

“Dünyanın en özel ve güzel adamına aşığım ben”

diye düşündü kadın…

“O beni sevmek zorunda değil ki… ve ben talep etme hakkına sahip miyim ki ondan bunu?”

Omuz silkti kadın…

“değilim”

diye geçirdi içinden

İhmal de etmedi sağa sola bakmayı var mı onu gözleyen diye… hani varsa “deli” derlerdi muhtemelen… Anlamsızca başını sallayan, omuzunu silken… kendini yaz güneşine vermiş bir deli kadın…

“Çok da umurumda sanki”

diye geçirdi içinden bırakarak sağa sola bakınmayı..

 

 

Gülümseme yayılıverdi yüzüne adamı yeniden hayal ettiğinde…

Olsaydı onunla bir ilişkisi

nasıl olurdu ki?

bilmesine rağmen aşkların kavuşana değin aşk olduğunu… kavuşmanın bir süre sonrasında sönüp külleneceğini o aşk ateşinin.. merak etmeden de duramıyordu yine de bunu…

 

sabahları mesela

nasıl olurdu ki adam? Asabi mi -kendisi gibi- sevecen mi yoksa? o içinde yakamozlar ışıldayan gözleri uyanır uyanmaz başlar mıydı kıvılcımlanmaya; yoksa sisli mi olurdu uyku mahmurluğu perdesini kaldırana değin..

nasıl uyurdu ki acaba?

sırt üstü mü… elini yastığın altına sokup yan mı dönerdi yoksa.. ya da yüzüstü mü dönerdi

uyurken çok döner miydi yoksa -kendisi gibi- yattığı gibi kalkar mıydı kıpırtısız bir uykudan sonra..

mentollü mü karbonatlı mı severdi diş macununu

sabahları kahve mi ayıltırdı onu

çay içmeden kendine gelemez miydi yoksa

kahvaltı sever miydi şöyle peynirli zeytinli çıtır ekmek domates salatalıklı

yoksa bir meyve ya da gevrekle geçiştirir miydi

sever miydi -kendi gibi- uyumadan önce müzik dinlemeyi

okur muydu yatakta… elinde kitap uyuyakaldığı olmuş muydu geceler boyunca…

yumurtayı yağda mı severdi rafadan mı yoksa.. kaskatı ya da…

ya da hiç mi sevmezdi -kendi gibi- yumurta

rakı içer miydi şöyle uzun uzun mezelerle donanmış bir masada

yoksa bira patates miydi tercihi konu alkol olduğunda

ya da daha sert miydi tarzı viski rom.. olur ya

gece yatmadan mıydı duş saati

sabah erken kalkıp mı duş alırdı yoksa…

gazete alır mıydı eski usül hala

yoksa internet mi yetişirdi günün haberleri için imdadına…

mırıl mırıl kediler miydi ona huzur veren hayvanlar

köpekleri mi tercih ederdi yoksa

ya da sıradışı hayvanlar mı çekerdi ilgisini iguana mesela

ya da belki uzaktan bakmaktı tercihi onlara…

sıcacık yaz günlerini mi severdi, yoksa soğuğun içine işlediği karlı kış günlerini mi

Ya da ilkbahar belki sonbaharcıydı

Şiir sever miydi –kendi gibi- açar açar dalar mıydı sevdiği şairlerin dünyasına

Politik kitaplar mı tercih ederdi yoksa

Romanlar ya da klasikler mi yoksa…

bu ve benzeri yüzlerce binlerce detay

olur olmaz takılır kalırdı kadının aklına…

 

bunlara dalıp gitmişti usul usul adımlarken yolları…

elini bir sinek kovalar gibi salladı sonra

uçuşan hayalleri uzaklaştırdı zihninden..

“canı cehenneme detayların” dedi içinden

“Dünyanın en özel ve güzel adamına aşığım ben

O beni sevmek zorunda değil ki… ”

 

sonra yarı tatlı yarı buruk bir gülümseme suratında

yazın sıcacık güneşi altında

yürüdü gitti kadın kendi yoluna

usulca…

 

2 Yorum Dünyanın En Özel ve Güzel Adamına Aşık Kadının Öyküsü… / Neslihan Tamyaman

Okhan uçar için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.