Delilik Sokağı / Josef Kılçıksız

aklı acıların karşısında
karnı yarık balık hiçlik sularına kaçma telaşında
temizlenmedi vedaların kılçığı pullarından, hâlâ genze batıyor
dinmiyor ağrı mehir
şehir
çürük kahramanların yatay leşleriyle kaplı
her yer
büyüleyici kirlenmeler, kayıp deneyimler ve gözyaşı gürültüsünden görkemli bir cinnet
her ânı zamandışı nabız darbelerinde
derin bunalımın kırılganlığı ve
gülün ağrısını kehanetin ateşten harfleriyle taşıyan
zamana adanmış yüzlerimiz
bu şehir artık
karınca talanı bir kedi ölüsüdür
şarap sirke olmuştur, tuz yaradan kaçar

hep üstü kapaklı bir cinayet olsun istedin
hep şubatlara denk gelsin gidişler
giderken kimse götürmesin istedin karları yanında
sen hep yolu düşünüyordun
bense
gözlerimizin buluştuğu masalın
ince patiskadan kıyısını…

dağılmaların gecelere kalışı gibi
yılkı atların boynunda ölü bir yıldızdı hüzün
durmadan koşmayı öğrettiler bana 
sana koşmaktan çatlayıp
susmayı…

kırık bir yalnızlıktı mehir, boğulduk
deniz uzak kıyılara kustu istiridyeleri
artık suların rengindeydi her şey

savunmasızlığımı örttüm sabahın kör saatine
geceye bin sarılış yetmedi
gitmedi mehir
her şey iyi olacak diyen sesin kulaklarımdan
yitmedi…

ey geçmişim yıkıl üstüme, yıkıl üstüme  ey şehir
uğrarsan adresim mehir
delilik sokağı, ikinci mazgal deliği
sizden biri değilim yazıyor kapımın üstünde

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.