garip
garip
garip

DELİKANLI VE DENİZ / Belce Örü

01 Temmuz 2016 0
reklam

DELİKANLI VE DENİZ

 

Bir korsan olmayı düşlemiştim hep

Ama ne bir gemim vardı ne de mürettebatım.

Bir yanık sigara dudağımın kenarında,

Eskilerden bir denizci şarkısı mırıldanıp dururdum.

Bir rom olmazdı belki elimde ama bir şişe şarapla da mutlu olurdum.

 

İşte yine öyle bir gündü.

Akşam kuşlarının sesi şimdi bile kulağımda

Güneş son kez tenimize dokunup uzaklaşıyordu.

Biraz ileride denizi kucaklayan balıkçı ağları,

Balıkçıların ellerindeki yaralardan ağlara kan damlıyordu.

Benim gözüme bir parça hayat gibi görünmüştü oysaki.

 

Hemingway hikâyelerini parçalara ayırıp

Sayfaların tam ortasından geçtim.

Ve uzun uzun yürüdüm iskeleye doğru.

Kumsalda yarı çıplak uzanmış,

Bir beyaz zambak ayaklarıma dolandı.

Teni öyle yumuşaktı ki bir kadife sanki

Gencecik bir hayata yeni doğmuş.

İncitmeden elime aldım onu okşadım ve öptüm defalarca.

Pembe dudakları her defasında yeniden açtı.

 

Bir el kaç parmağa sahiptir? Onunkiler bir hayli çoktu.

Bordo berelilerden oluşmuş bir ordu etrafımı sarmıştı.

Parmakları tüm bedenimde yolculuğa çıkmışken,

Kum taneleri gibi dağılıp etrafa saçıldık.

Deniz usulca inledi ve belimizden kavrayarak bizi kendine doğru çekti.

Hemingway görseydi şu halimizi,

Hikayelerini bozduğum için eminim beni affederdi.

 

BELCE ÖRÜ

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR