Büyük Budapeşte Oteli / Eren Tayfun Şenel

Eren’in Kadrajı

Bu ay Oscar almış başka bir filmden söz etmek istiyorum. Büyük Budapeşte Oteli. Adı tamamen filmden haber veriyor. Olay bir otel ve bunun geçmişinin bir yazar tarafından kitaplaştırılması. Kimlerden kimlere ne şartlarla geçmiş, neler yaşanmış… Konusu bu kadar, işin ilginç tarafı daha fazla girilecek bir yanı da yok. 5 dalda Oscar alan bu film, akla ödüllerin biraz kolay dağıtılıyor karmaşasını getiriyor.

Filmi oturdum izledim. Her şey güzel başladı. Alışıla gelmiş sinema matematiği, tarzı ve girişi merak uyandırıcı fakat gel gelelim ilerledikçe çocuk filmini aratmadı. Olayların dizilişinden tutun, oyuncuların oyunları falan çok fazla “abartı oyunculuk” içeriyor. Sahnelerin her geçişi bir olay zaten izleyince bana hak vereceğinizi düşünüyorum. Nereden nereye geldi her şey, nasıl bu kadar rahat çözülüyor? Şaşırdım kaldım. Bir ara inanın bilgisayar oyunu izliyormuş gibi bile hissettim kendimi.

Sanki tek bir kamerayla çekmişler başka hiçbir şey yok filmde. Yönetmen tek bir açıdan “ne kazanabilirim”e odaklanmış gibi duruyor. “Konu aksın gitsin, boş ver. İnsanları renklerle büyüleyelim yeter!” demiş. Beni sadece böyle etkilediler çünkü.

Filmi tamamen olumsuz olarak eleştiremem tabi ki. Mesela görüntü yönetmeni çok iyi çalışmış. Renk uyumu çok güzel oturtulmuş dediğim gibi. İzlediğimde, sadece görüntülerden dolayı ödül alabilir demiştim. Nitekim biraz daha fazlasını almış. Bunun yanında iyi olarak ekleyebileceğim tek şey var sanırım, biraz gülüyorsunuz.

Benim kişisel notum düşük oldu bu film için. Bundan dolayı diyorum ki: İsterseniz izleyin, tavsiye etmem. Ama “Oscar kazanan filmler ne olursa olsun izlenmeli” düşüncemi de sizlerle paylaşmak isterim. Sonuç size kalmış. İyi seyirler.

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.