Buluş / Tülay Dirlik

Nicedir dönüp durmayı alışkanlık ettiği, uykuyu kendisinden esirgeyen yatağı; bu harikulade rüyayla ödüllendirmişti Necip’i. Deneylerde, araştırmalarda, iyi bilenlerle tartışmalarda değil de zorla tutan uykusunda hediye edilen bu rüyada bulmuştu aradığını.

Hava taksisine kendisini zor atmış, topu topu 3 dakika 20 saniye süren 178 km.lik yolculuğunda her zamanki gibi pembe denize, turuncu ağaçlara, kıpkırmızı gökyüzüne doya doya bakmak, kor gibi parıldayan dört tane güneşin gümüş simlerini döktüğü uzak mavi dağların zirvelerini seyretmek yerine; hafızasındaki bilgiyi unutma korkusuyla tekrar edip durmuştu. Hatta taksinin camından gördüğü uçan kedilere bile ilgisi yoktu bugün. İçi içine sığmıyordu. Yıllardır üzerinde araştırma yaptığı P53 geninin faktörlerinin özelliklerini rüyasında gördüğü Amerikalı bir profesör bir bir anlatmıştı. Rüyamda görsem inanmam denilecek cinsten bir rüyaydı.  Halkına yıllardır kıran getiren hastalığın çaresiydi bu anlatılanlar. Derhal laboratuarında aldığı tüm verileri  bilgisayarına aktarıp, yapacağı son deneylerle önce kendisine, sonra tüm insanlığa ispatlayacaktı bu mucizevi çözümü. Araç yere indiğinde koşarak araştırma üssünden içeri dalmış, beden şifresini kontrol eden cihazlar bu yıldırım hızına rağmen onu tanımış, aynı hızla geç sinyali vermişti. Asansörün sıvı kapısından içeri akmış, keskin bakışlarıyla göz retinasının 52 nolu kat numarasıyla eşleşmesini sağlamış, kata geldiğinde sıvı kapıyı yırtarak fırlamış, odasındaki mikroskobun saydam klavyesinden bilgisayarına, hafızasındaki verileri hızla yazmaya başlamıştı. Birdenbire bütün vücudunun istemi dışında zangır zangır titrediğini hissetti. Engel olamıyordu bu duruma. Yazamıyordu. En kötüsü ne yazacağını da unutmuştu. Derinlerden annesinin sesi geliyordu.

-Hadi oğlum, kalksana. Bu gidişle değil genetik mühendisi olmak; liseyi bile bitiremeyeceksin. Kalk elini yüzünü yıka. Kahvaltın hazır.

İçinde yarım kalan buruk heyecanı, gözlerini halen alamadığı tatlı uykusu, açılmamış sersem zihninden:

“Anne, bana neyi unutturduğunu bir bilsen…” diye geçirdi.

9 Yorum Buluş / Tülay Dirlik

  1. Çok başarılı… Büyük bir istek ve heyecanla beklediğim öykünüz beni bir kaç dakikalığına rüyalara götürdü…Yaşadım ve geri geldim. Sizi tanıdığım için bir kez daha mutlu oldum.

  2. Yıllar öncesine gittim okuyorken.Okuduklarımda seni çok belirgin görüyorum:).Genetik bilimi üzerine olan ilginin ete kemiğe bürünmüş hali bu olsa gerek.Edebiyat iş merkezinin bilmem kaçıncı katında, labaratuarında genlerle uğraşan bir bilim kadını okuyorum…Sayende edebiyata olan ilgim canlanıyor.

  3. Şükran yazdıkların beni mutlu etti. Evet genleri öğrendiğimden beri çok ilgiliyim. Teşekkürler Funda cım.

  4. Çok beğendim sonunu hic boyle hayal etmemiştim fantastik bir hikaye diye düşünmüştüm çok hoş olmuş. Ellerinize sağlık betimlemeler çok yerinde ve çok sıcak olmuş :)

  5. Arkadaş bu kadar güzel olur bi yazı. İçerik hayal dünyası ve fantastik bu kurgu mükemmel uyum birlikte

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*