garip
garip
garip

Buket Sivri: “Bence eğer bir demans hastası değilseniz hiçbir şeyi siz unutmak isteseniz de beyniniz ve ruhunuz unutturmayacaktır. Bu yüzden kitabım insan unuturum sanır ama unutmaz diyor.”

reklam
01 Kasım 2019 0
Söyleşi: Hacer Aktaş

1-“İnsan Unuturum Sanır” ilk roman çalışmanız ve eski İstanbul’da geçen bir hikâyeyi anlatıyor. Bu hikâyede aşk, ihtiras, tutku, yoksulluk, çaresizlik ve mücadele gibi insana özgü durumlar ve toplumsal tespitler göze çarpıyor. Peki size bu hikâyeyi yazdıran ne oldu? Niçin eski İstanbul’da geçen bir hikâyeyi anlatmak istediniz?

Ben yazarlık serüvenime kendi hayatımı yazma düşüncesiyle çıktım. Geçmiş hesapları dökmek, parçalamak ya da affetmek için ama bunları yazmak için daha hazır değilmişim. Bunu anladığımda o dönemlere ait gözlemlerimi ifade edecek başka bir roman yazmak üzere oturdum. İstanbul’un zenginlerini, orta hallilerini (O zamanlar orta halli dediğimiz insanlar vardı.) anlatırken bir yandan da kadınların toplumdaki yerlerini, toplumun değer yargılarını aktarmayı hedefledim. Bir zamanlar evinizde bir telefonunuzun olmasının ya da
ya da bir müzik dolabına sahip olmanın neler ifade edeceğini göstermeyi amaçladım.

2-Kadına şiddet bu hikâyede göze çarpan ana unsurlardan birisi. Bu konuda hikâye, okura ne söylüyor?

Perihan karakteri o zamanların sabır sembolü kadınlarından biri olarak karşınıza çıkıyor. Nihal ise bencil olsa da ona sunulan kaderi kabul etmek yerine değiştiriyor. Diyebilirsiniz ki bu kadın şiddeti geçmişte bari olmasın ama hep vardı. Var olanı gözünüze sokmak değil amacım tam tersine karakterlerim ile kadının kendisine yapılanı kader sayıp onu yaşaması yerine kendi ayaklarının üzerinde durmasını ve kendi kaderini yazmasını anlatıyorum.

3- Bu romanınızda kendi yaşantılarınızdan izler de olduğunu söylememiz mümkün mü?

Kendi yaşamımdan izler var ama bu hikâyenin aile öykümle ilgisi yok.

4- Sizi bu romanı yazmaya motive eden ne oldu?

Dediğim gibi aile hikayesini yazma isteğim, annemin kendi başına verdiği mücadelesini görmek bana kadınların hikayesini yazmam gerekliliğini hissettirdi.

5- Kitabın isminin bir aldanışı ifade etmek istediğini söylememiz doğru olur mu? İnsan unuturum sanır ama yanılır, aslında unutmaz mı diyor kitap?

Hayatın kendisi bir aldanış değil mi? Bir kırtasiyeden aldığınız bir silginin kokusu bile sizi o ilkokul sıralarına götürüyorsa, okuldan gelen çocuğunuzu öperken saçındaki ter kokusunda kendi çocukluğunuz bir saliselik bile olsa size görünüyorsa ki bunlar güzel anılardır. Bir de bunların sizi yaralayanlarını sizi lime lime edenlerini düşünün bence eğer bir demans hastası değilseniz hiçbir şeyi siz unutmak isteseniz de beyniniz ve ruhunuz unutturmayacaktır. Bu yüzden kitabım insan unuturum sanır ama unutmaz diyor.

6- Toplumsal yargılara kurban edilen ama her şeye rağmen güçlü duran kadınları hatırlattı bana kitabınız. Bu kitabı yazarken kadınlara dair vurgulamak istediğiniz şeyler olduğunu söylemek mümkün mü? Bunlar neler?

Evet, kadınların kendi güçlerini anlamalarının önemini vurgulamak benim için çok önemliydi. Kitapta birden çok kadın karakteri ile her kadının dünyası farklı olsa da kendi hayatıyla ilgili yapabileceği bir şeyler olduğunu göstermeye çalıştım. Kadın ölümleri ile başı çeken ülkelerden biri olarak bu sorunu çözebilmek için sadece yasal değil kaldı ki zaten yasal olarak da pek bir katkı sunulduğu söylenemez. İstanbul sözleşmesinin bile uygulandığını düşünmüyorum. Bunun bir de kendi hayatını kurtarmaya çalışmakla ilgili bir kısmı var. Bende bunun üstünden, şiddete uğrayan kadınlara her zorluk da benim kaderim bu diye kabul etme, bunu nasıl değiştiririm, diye düşünmelisin diye okura naif bir geçmiş zaman hikayesinden sesleniyorum.

7- Bu kitaptan geriye, okurun dimağında ne kalsın isterdiniz?

Yaptıklarınız, yaşadıklarınız unutulmaz ama sizi büyütür, olgunlaştırır ve aslında olmanız gereken kişiye dönüştürür. Bunu bu kitabın kapağını kapattığında her okuyucuma vermiş olmayı isterim.

Hacer Aktaş
Hacer Aktaş Diğer Yazıları
Hikâyeler her şeyden önce içimizdeki küçük çocuğu büyütmek için...
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR
Hüseyin Opruklu
Bilgi yok.