Böyle de Güzelsin Annen Gibi / Ali Ekber Ataş

gençliğim
nar içi bu heyelan da ne
gitmelerin de tutacak elbet
beni sağanak
sol yanında yığınak kapında hayallerin

toplayıp bakışlarını
kuytu bedenine sığınıp

yaşlılığın da elbet kaçınılmaz muhabbet
ahh…
gene bugün gibi

yüzünde papatya mevsimin
titrimde gün dönümleri
içindeki kuytuda unutulmuş bir çocuk
köşe başı bir oyuncak torun torba içinde
sobelendiğin

akıtmalı saçlarında kınaladığın yıllar
yüzünde derin çizgiler
kederin ne çok yenilendiğin

elbiselerinin altında giyinip çıplaklığını
kollarımın okyanusunda uzun ince bir ada
uzayıp giden şili bedenin

ellerin ellerimde memelerin sağanak
gözlerin ne çok hüzün
kanımızın çağlayanından duyulmuyor soluğumuz

sonra işte seferberliği anıların
bir koca boşluğu yuvalandığın
yorgun filika fırtınalardan
gözlerinde yığınak kıyıda ağlamaklı
gömleğime iliklediğin belçikalı desenin

sadberk hanım müzesinde
sığınıp kuyularınıza yürek yüreğe
avuçlarımız terli ellerimiz sığmıuyor ellerimize
şuranda mimli filintasında bir…
tomurların açmış sere serpe gözlerimde
kadınlığın ne çok çağrı konuşlandığım

sonra işte emirgan ormanları
ince bir dere kenarı
bir çeşme başı yahut

koltuğunun altından sızıyorken
saflığın müzesine lahitleşen ellerim
dudaklarının tirtinden anlıyorum
yüreğinin çırpınan atlasında

gözlerin hep aynı billur kavşağı
hep aynı yankıda sessizlenişim

annesin artık
bir çift el ellerimin yerinde
ağzına çağırıyor memelerini
memelerin diri memelerin sağanak
vücudun olgun
kadınlığınsa…

aynı kışkırtıcı telaşındasın
böyle de güzelsin annen gibi

ben o eski ben miyim ki
böyle cömert böyle davetkar ayrılıkların

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*