‘Biten’e / Tuğba Erlik

Güneşin son pırıltıları bir kristale dönüşmüş serin denizin üzerinde raks ediyordu. Serin suları sıcaklığıyla ısıtıyordu. İçimde yarım kaldığını zannettiğim düşler vardı. Hayat zamanla birlikte akıp gidiyordu kıyıdan kıyıdan. Denk geldikçe güzel kabukları toplamaya başladım. Rüzgar bazen buna izin vermemiş, bazı kıyılardaki noktalara hiç kabuk bırakmamıştı. Yürüdükçe yürüdüm. Kolumda olmayan saatim ile birlikte ne zamandır yürüdüğümü, daha ne kadar yürümem gerektiğini bilmiyordum. O kadar güzel vuruyordu ki bazen dalgalar, nerede ve ne için olduğumu unutuyordum. Sonra yine, yeni kıyılara doğru yola çıkıyordum. Üzerimde umutla dikilmiş beyaz elbisem, kafamda yarım kaldığını sandığım aslında bitmiş düşlerle. Kimse yok etrafta..

Yüksek yüksek tepeler beliriyor önümde arkasını merak ettiğim. Birşeyleri bırakmam gerekiyor biliyorum. Ya bu sahilde  yada çok merak ettiğim tepelerin arkasında olmalıyım.

Size bir hikaye anlatmayacağım, sadece yarım kalmış bir düşteki o andan bahsedeceğim…

Hani rüyada olduğunu bilirsin ama uyanamazsın ya, sadece nefes almaya çalışırsın. Üzerine bir karabasan binmiş kalkmaya çalıştıkça seni aşağıya çeker. Zihnim uyanmış, bedenim kalkamıyordu yataktan. Birden üzerimdeki ağırlığın gitmesiyle nefes nefese uyandım o karanlık odada. Aralık perdeden içeri süzen sokak lambasının ışık  huzmesi odayı az biraz görünür kılıyordu. Yatağın yumuşaklığı tanıdık fakat benim değildi. Kolumun uyuşukluğunun geçmesini bekleyemeden üzerine abanıp doğrulmaya çalıştım. Benim olmayan odaya baktıkça olayın ve nerede olduğumun farkına varmaya başlıyordum. Başımı sağa çevirince ne göreceğimin bilinciyle doğruldum. Yine aynı şey mi? Evet… Kalkıp gitsem mi yoksa uyumaya devam mı etsem?Kafamdaki soru işaretleri birbirleriyle çarpışırken ben ‘biten’e  bakıp tekrar rüyama geri dönebilir miyim düşüncesiyle gözlerimi kapatıyorum. Belki de gitmemeliyim. Hem gitmezsem sabah uyandığında duymak isitediğim sözleri söyleyebilir ‘biten’.Pencereden süzülen ışığa bakıyorum tekrar bizim olmayan odada. Zaten biz ne zaman biz olduk ki?

İçimde bastırdığı sevgi ve şefkat duyguları ayağa kalkıyor birden, alnına düşen saçını kaldırıyorum. Uyurken ne kadar da masum. Sanki olmazsa bir teselli bulmak için koşturup duracağım, asla bulamayacak ve şu anda yaşadığım derin aşkı arayıp kahrolacağım. Ağlamaya başlıyorum… Gözümden akan yaşlar girdiğim bu yolda bana, olmayacağını söylerken, umut peşinde koşmak neden diye soruyordu. Ah kalbim! Bu umutsuzluk karşısında hiç mi çaren yok? Neden beni her seferinde yalnız bırakıyorsun diye sormak istedim ‘biten’e. Odanın karanlığı içime sızıyor gibiydi. Aşkın, o çok güzel karışımı küçük anları ve sıradan sohbetleri yoktu bizim ilişkimizde.Kalkmalıyım buradan, benim olmayan yataktan bir an önce… Kalkıp gitsem mi? Ya da bir sigara içmeliyim belki de. Her seferinde gitmen lazım bakışıyla yüzleşmek zorunda mıyım? Kalkıp bir sigara yakacağım, nasıl olsa sigara bana ait. Tekrar sağ yanıma dönüp ‘biten’e bakıyorum. Saçı yine yüzüne düşmüş. Alsam mı saçını yüzünden? Ama benim olmayan saçıyla neden bu kadar ilgiliyim? Belki bir erkek olsaydım şu durumumuz hakkında bir roman bile yazardım. Neden beni yalnız bıraktığı konusunda, mutlaka bir sürü fikri vardır. Bana söylemediği ama kendince haklı fikirleri. Ama ben bir hikaye yazabilecek kadar bile olanları anlayamıyorum. Kadın olarak bu kadar yakınımdayken, yatağında sıcaklığına duyduğum ihtiyaç sadece somut düşüncem. Korkuyorum sanki, yatağa dönüyorum.Biten, o güzel uykusunda. Beni yine istemeyecek uyandığında.En iyisi uyumalıyım, belki rüyama kaldığım yerden devam edebilirim.

Yine zamanın farkına varmadan o huzurlu sahilde yürüyerek güzel bir liman bulurum belki kendime.  Kalkıp gitmek için çok geç nasıl olsa.

Evet, kaldığım yerden devam ediyorum rüyama. Usulca yarım kalmış aslında, bitmiş düşlere veda ederek heyecanla tepeye çıkıyorum. Ve tabi ki üzerimde umutla dikilmiş beyaz elbisemle ben, rüzgara karşı yine sevgiyle ilerliyoruz o sahilde.

Biliyorum ki güneş beni her nerede olursam olayım ısıtacak. Ve düşlerim denize düşen güneşin örtüsü gibi parıldayacak. ‘Biten’ de olmayacak yanımda.Tekrar uyanıyorum ve artık kalkıp gitmem gerektiğini zihnim de biliyor artık. Çünkü; yarım kaldığını zannettiğin şeylerin zihninden kaybolmasıyla anlaşılır, zamanında bittiğinin gerçeği ve artık zihnimde, bedenimde. Elvada ediyoruz usulca ‘biten’e.

1 Yorum ‘Biten’e / Tuğba Erlik

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.