Bir Dem Yüzün / Emrah Sağlam

“bi kardeş selamında seni aramak var ya…” 

kırıldım, dağıt beni çocuklara.

al mendile boyandım, dizlerine uzanıp bir kadının, seni anlattım, ağlattım.

denizine diktim gırtlağımı, tadına tuzuna.

okuyup ağladığım şiirlerden yaptım kalbimi, beş yüz kapılı içimin odalarında.
yüzümü yırtıyorum şehrin boş sokaklarına.
yüzümü. yüzümü.

cennet tozu sakladım naralarıma.

bu cehenneme biraz daha katlanmak uğruna, ay ışığının nidasıyla örttüm titrediğim vakitleri.

sana giden yollarda yürüdüm, başladığım yere geri geldim.

kıpırdamak istemedim, bu sefer.

köşeyi dönme, o telefonu açma, o mesajı yazma, böylece -öl diyebildim…

çıt dedi kırıldı bardak, avuçlarımda kaldı öyle, tuz buz.

rüzgârın, düşmanca geçiyor yüzümden, sana dokunuyorum,

pıhtılaşınca içimdeki çukur, sana, ruhuna.

dokundukça gidiyorsun, kardeş kokusu diye yuttuğum nefesine alışa yazmışken,

can parçaları ekliyorsun kaderime, kederime.

hüzünlerin mavi denizlerde gülümsüyordu bize,

göremedin, boşuna üzülme ama sen, kendi yağmurlarımın katiliyim ben.

insan nedir bildim, can nedir bildim. artık bildim.

                                seni söyledim,

deyu deyuğ.

öfkelerimi getirdim soğuğuna, ağrımı getirdim, git diye değil, dindir diye.

çünkü bilirsin papatyanın hikâyesini, en olmaz yerlerde dahi çiçekleneceğini.

özledim, oturup gözlerine baka baka ısındığım soğuk mevsimleri, inandığım masalı.

sadece sustum ve bekledim tekrar geleceğin zamanı,

seni incitmemek için, sana sustum,

seni incitmemek için, herkese sustum.

bağıra bağıra, kendime sustum.

güçsüzlüğüm çiçeğimi bu kadar hızlı döken kedere,

maymundan fincanlarda içiyorum kahvemi.

ben beklerken ve sen giderken hızla, aldığın kitaplarından cümleler çiziyorum hayatıma.

kocaman bir cennet buluyorum bana bıraktığın kelimelerde, sen yoksun.

bin cefa bin defa alındı üzerimden.

ne zor şey sana kal demek.

demedim, diyemedim de.

beni anlamanı diledim yağmurdan,

görmeye gözün olmayacak biliyorum, olsun.

mutluluğunu isteyeceğim kuşlardan.

ben seni, sen beni bilmezken bildim, bileceğim.

sen de bil, bıraktığın ağrılarını, karnımı bil.

karnımı tutarak yürüdüğümü.

her yağmur yağdığında, deşerek suskunluğumu, seni yazıyorum üzerine.

buğu buğu.

deyu deyuğ, şarkıların diyorum, gözü kör olsun.

 

Fotoğraf: https://goo.gl/jNja1J

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.