Bir Anıdan Bir Öykü Kurgulamak! / Muzaffer Candaner

Saygı duyduğum bir hanım akademisyen arkadaşım, bir fotoğraf verdi ve duygulu tatil anısını anlattı. İsteği üzere, bana da bunu satırlara dökmek düştü.

Değerli Hocam anlatıyor: Biz, sevgili eşim ve iki oğlumla bir çekirdek aileyiz. Küçük evimizde sade bir yaşam sürer, çoğu zamanımızı çalışmakla geçiririz. Sabah, kahvaltıdan sonra, “çilyavrusu” gibi dağılır, akşam yemek masasında buluşuruz. Masada günü değerlendirir, biraz tv izler, biraz okur ve günü sonlandırırız. Bu sakin ve huzurlu yaşam biçimi, bizim tercihimizdir. Zaman zaman bu dinginlikten vazgeçer, hareket ararız.

Geçen sene, yarıyıl tatilini Uludağ’da geçirmek istedik. Gittik. Düşüncemiz, otelde pineklemek değil; keşif yapmak, macera yaşamaktı. Yaşadık. Sabah, dağın kimsenin gitmediği yamaçlarını keşfe çıktık. Vaktin nasıl geçtiğini fark etmeden dolaştık. Hafif tipinin başlamasıyla saate baktık. Akşam olmak üzereydi. Dönelim dedik. Ancak KAYBOLMUŞTUK. Ormanda, eski ve virane bir kulübe bulduk. Geceyi burada geçirmeye karar verdik. Odun toplayıp yıkık-dökük şömineyi yaktık. Ateşe karşı yarım daire oluşturup oturduk. Üzerimizdeki atıştırmalıklarla akşam yemeğini geçiştirdik. Suyumuz bitmişti. Bembeyaz karı eritip içtik. İşte ne olduysa burada oldu. Yanan ateş içeriyi ısıtırken, birbirimizin siluetinde alevlerin dansını izledik. Çoğunlukla elele tutuşarak sabaha kadar konuştuk. Ben, eşimin ve çocuklarımın yüzlerindeki çizgileri, gamzeleri yeniden keşfettim. Bakışlarındaki ve ses tonlarındaki sevgi sunumunun coşkuyla yüreğime aktığını hissettim. Kentteki, kısa konuşmalardan elde edemediğim düşünce yapılarındaki o engin hümanistliğe hayran olduğumu fark ettim. Burada, birlikte, BİZ olmanın hazzını yaşadık. Onları, bir kez daha sevdim. Onlara, bir kez daha aşık oldum. Onların da aynı duyguları paylaştıklarına tanıklık ettim. Döndük. Evde, en ciddi toplantımızı yaptık. Artık, sık-sık gidip doğanın sessizliğinde KAYBOLMAYA karar verdik.

2 Yorum Bir Anıdan Bir Öykü Kurgulamak! / Muzaffer Candaner

  1. İnsana güzel duygular hissettiren bir öykü. Bu öyküdeki gibi bilebilsek sevdiklerimizin kıymetini! Teşekkürler Hocam bu güzel öykü için!

    • Teşekkürlerimle Hocam.
      Bir nebze dahi “Güzellik” verebildiysem; ne mutlu bana.
      Ne mutlu öyküyü yaşayanlara.

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.