garip
garip
garip

Benlik İşgali / Ömer Memoğlu

reklam
01 Ekim 2019 0

Bir kimliğe sahipti insan. Doğuştan gelen ve değiştiremedikleri; zamanla kendi uğraşıyla kazandıkları ve toplum tarafından takılan isimleri vardı. Benliğin sınırlarında geziyoruz; o sınırlara hapsediyorlar bizi… Benliğin ve toplumun bizlere yakıştırdığı o statülerin kurbanı oluyoruz.

Rilke ‘Malte Laurids Brigge’nin Notları’ kitabında der ki: “Eğer bir gün, herkesin bildiği bir ismin olursa, bir gece yarısı elini gökyüzüne kaldır ve Tanrı’dan hiç kimsenin bilmediği yeni bir isim iste. Çünkü şöhret, itibar, kişinin benlik arazisinin başkaları tarafından işgalidir!”

Ne kadar farkındayız, işkal ettiler bizi! Özgünlüğümüzü, çılgınlığımızı, fantastik olan tüm duygularımızı da geçtim hayallerimiz bile hapsedildi. Bu esaretin karşısında, ruhumuz özgür diye dolanıyoruz ortalarda… Sayın demeyin bana, efendimleriniz de samimiyetsizce geliyor kulaklarıma… ‘Sayın’ değil, ‘Nasılsınız?’ denmeli insana; ancak samimiyetle ve yürekten bir tebessümle soracaksanız hatırımı o da…

İnsan sayın olmamalı, insana efendim diye seslenilmemeli; insan, insan olduğundan değerli ve kıymetli olmalı. 

“Ne kadarsam o kadarım, kimsem oyum!” derim ben. İnsan olduğumuz kadar insanız, ne kadar kazandıysak o kadarız! İsmimizi onlar koyuyorlar, bize rolümüzü oynamak düşüyor. Ben bugün yazarsam, yazdığım kadar varım da yazmazsam onların bana yakıştırdığı kadar var olacağım yalnızca. Benliğin kazandıkları, insanların düşündükleri ve dayattıkları, mücadele, hırs, azim ve istikrarla yoğrulup, ardından da yok olup gidecek miyiz? Hayatın amacı benliğimize kazandırdıklarımız ve bizlere seslendikleri şey mi yalnızca? 

“İnsan aşılması gereken bir şeydir!” der Nietzsche. Kendini gerçekleştirmek istiyorsan, önce, kendi içinde bir yolculuğa başlamasın. Sorgulamak bu işin ilk erdemidir. Sorgula kardeşim, sorgula… Kimsin sen? — Hayattaki amacın nedir? —. Kendine sorduğun ‘Ben kimim?’ sorusu ismin, mesleğin, statün ya da sana yakıştırdıkları şeyin cevabı değil! Hayattaki amacının ne olduğudur bu sorunun yanıtı. O amacı bulduğunuz zaman, tüm bunların da bir sanrıdan ibaret olduğunu fark ettiğiniz vakit; kendinizi aştınız demektir! 

Kendiniz çizeceksiniz, kendiniz yazacaksınız ve kendiniz izleyeceksiniz artık kendinizi; piramidin son halkasından selamlar üstinsana! “Kendi hükmünü vermesi yaşamının doruk noktasıydı; yücelmiş olanın yeniden alçalmasına izin vermeyin!” der Nietzsche, ‘Böyle Söyledi Zerdüşt’ kitabında. Şimdi kendimiz çiziyoruz, kendimiz yazıyoruz ve elimizi uzatıyoruz insanlığa; bu eli tutan, bizimle beraber. Yücelmiş olanlar tutacak ve yeniden yücelecekler. Benliğin sınırları olduğunun idrakine varacaklar ve işgalden korunacaklar. 

İnsanlığın doruk noktasının adıdır, üstinsan.

Büyük insan, insanlığın sana ihtiyacı var, bekletme bizi. 

Koru kendini, benliğinin işgal edilmesinden koru…

1- Abraham Maslow tarafından oluşturulan Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nin son aşaması olan ‘Kendini Gerçekleştirme’ basamağından bahsedilmektedir.

2-Üstinsan, (Almancası Übermensch) Nietzsche’nin geliştirdiği, yapıtlarında kullandığı ve özellikle Böyle Söyledi Zerdüşt adlı kitabında açık bir şekilde tanımladığı felsefi terimlerden birisidir. Nihilizm ve güç istenci kavramlarıyla ilişkili bir kavramdır.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR
Hüseyin Opruklu
Bilgi yok.