Başımın Silüeti Duvara Asılı/ Ömer Memoğlu

reklam
01 Şubat 2020 0

“Ruhun imgelerini beden tasvir eder mi?” deme, başımın silüeti duvara asılı. Şehri teslim alan kumandanlardanım ben, bir yanım yenik. Hala soğuk mu duvarlarım, yaslarım sırtımı, mertlik hırkası sırtımdaki. Yenik kalan yanım, onurluca yenik bıraktım seni…

Sonbaharların katili benim, kışa teslim olurum korkusuzca… Sonbahar sabahlarına çıkmadan düşerim bitap, hastalık bu bendeki… Nasıl da hasret kokar, fethedilen şehirler daima. Bu şehri fethettiğim gün, kaybettim seni…

İhanetin saatidir gelen, nasıl da tütün kokar gecelerim. Aydınlığa hasret bu adam, solgun ve yorgundur yüzüm. Uykusuzum, yorgunum, yıllarım atıyor zamanın belirsizliğinde ve sevincimi kaybettim, sonbaharımı kaybedince…

Kalemimi kırma gayesi güdenler, elim değil yüreğim tutar o kalemi; erişebilecek misiniz derinlerden gelenlere? Erişebilecek misiniz sonun başlangıcı diye adlandırılan cennetin müjdelerine… Tükürün hayat dediğiniz yalana, tükürün kokuşmuş ihanetlerinize, tükürün ardı arkası kesilmez dostluk dediğiniz hainliklerinize; müjdeler olsun bize, hala ölmedik ancak koptuk inceldiğimiz yerden, müjde!

İnceldiği yerden kopar her şey ancak sevda değildir öyle… Çünkü inceldiği yerden değil, incindiği yerden kopar sevdalar… Ruhun tüm imgeleri incindiği yere çakılı kaldığından mıdır tüm duvarlar katildir? Sanmayın başınız göğe erer… Başımın silüeti duvara asılıymış meğer…

Tüm düşüncelerimi öldürün; katledin beynimin içinden geçenleri… Tutuksuz yargılansın sevinçlerimiz!
Tüm özlemleri kavuşturun göğe; acı çektiren sancılar da geçer elbet! Siz yeter ki ellerinizi açın semaya!

Fotoğraf

BENZER KONULAR
YORUM YAZ