ümraniye escortkadıköy escortataşehir escort

sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort

Badem Ağacı / Sevim Beyazıt

01 Mayıs 2019 0

Anamla her gün dağ bayır aşar yorulurduk. Otururduk yine aynı  ağacın altına. Anam oturmazdı çoğu zaman. Dizlerinin üzerine çöker, gözlerini  ileriye dikerdi. Taşta ses var, onda yoktu. Ağlardı sadece, yazmasının ucuyla silerdi gözlerini, benden gizlemek ister gibi. Çocuktum daha, çok da anlam veremezdim,  ama uykularımın kaçmasına yeterdi.

Yine bir gün aynı ağacın altında oturmuşuz.  Ben yedi yaşlarında varım yokum.

“Ana” dedim, “babam neden eve gelmez?”

Ses etmemişti, sanırsınız  ağzı mühürlü sandık. Suskunluğunu  yırtarcasına boğazımı yırtmıştım. “Benim babam neden eve gelmez ana, neden?”

Ağır ağır indirmişti  fersiz bakışlarını üzerime.  Gözünü gözüme dikmiş, beni baştan aşağı süzmüş sonra da az evvel baktığı yere geri çevirmişti başını.

Gün gelmiş  rüştüne ermiş  bir delikanlıydım artık.  Karşı köyde Eyşan Ananın kızına meftun olmuş  bir divaneydim. Onun için yüreğim eriyor, içim titriyordu. Ama yazık ki  sırtımı vereceğim hiçbir dayanağım olmadığı gibi bir umudum da yoktu.

Bir ikindi vaktiydi o acı haber kulağıma çalındığında. Uzak köyün Süleyman Ağa’sı, ortanca  oğluna Keje’yi isteyeceğini salık vermiş. O an elim ayağım tutmaz olmuştu, günler geceler boyu çareler düşünmüş, gözlerim kan çanağına dönmüştü.

Yanıma mahalle arkadaşım,  Aram’ın, ana ve babasını alıp,  kızı babasından istemeye gitmek tek çaremdi.  Ertesi günü gidip fikirlerini aldım. Sağ olsun kabul etmiş, kırmamışlardı beni. Vakit  kaybetmeden bir sonraki gün yola koyulmuştuk.

Keje’nin babası,  göz ucuyla bana bakmış; “Anası hayatta olduğu  halde, istemeye gelmeyip başka anayı gönderene verecek   kızımız yok. Bu kişi bir zamanlar bu köyün ağasının oğlu olsa bile…” deyip geri çevirmişti bizi.

Eve nasıl yetiştiğimi  hatırlamıyorum. Soluk soluğa kalmış perişan haldeydim.  Anamı evde bulamadım. Badem ağacının olduğu yere gittim.  Ağacın kurumuş dallarında, yıllar yılı sıraya dizdiği çaputlara bir yenisini eklemiş, ellerini duaya kaldırmıştı yine.  Karşısına geçtim. Beni görebileceği, görüp te anlayabileceği en yakın mesafeden gözlerinin içine baktım: “Bana kızlarını vermediler ana, vermek istemediler” deyip, bir anda  gözyaşlarına yenik düşen bir aciz oluverdim. Anamda hiç tepki yoktu yine de. Tam yanından ayrılacakken son bir kez daha “ Keje’yi bana iste anam” diye yalvardım umutsuzca.  Kendime söyler gibi sesim bana geri döndü yine. Boğazımı parçalarcasına yırtsam da sanki hissiz bir duvardı anam. Dudakları çorak toprak gibi kupkuru, suya hasret. Gözleri vardı bana bakan, ama geçmişe dönük.

Artık kabul etmiştim ki, benim anam  yoktu. Benim anam, zaten hiçbir zaman  olmamıştı…

O  günün akşamı  nasıl olduysa,  karşıma geçip dikkatle  yüzüme baktı. Gule Ana’nın, oğlu  Aram’a baktığı gibi sevgiyle, merhametle. Yanıma  oturdu. On sekiz sene önceki uzak bir geçmişe doğru kaydı gözleri.

Tek tek aralandı  gözlerinin ardındaki sır perdesi…

Kimsenin basmaya cesaret edemediği, yüreğinin  tam orta yerinde babamın ayak izlerini buldum. Takip ettim,  gidebildiğim en uzak yere kadar. Ellerimi uzatsam dokunacak kadar gerçekti, uzak bir hayal kadar ulaşılmaz .

Kartal bakışlı, arşa sığmayan yüreğiyle insanın sırtını rahatlıkla dayayabileceği dağ gibi bir eş.

Bir gece yarısı ansızın çıkmış anamın karşısına. Karanlığın kuytularına pusu kurmuş parmakları tetikte bekleyen yedi başlı yılan da peşisıra.

O vakitler anam bana gebeymiş. Doğuma  az bir süre varmış. Taze bahar dalı gibi titrek, korku ve hasret kokan anamın karşısına geçmiş  babam: “Oğlan olursa adını Mizgin koy, aşkımızın simgesi olsun, ömrü uzun bahtı açık olsun demiş, sonra da kaputunun iç cebinden çıkardığı beylik tabancasını  anama uzatmış. “Bu emanetimi bildiğin en iyi yere sakla, elbet ihtiyaç duyacağınız gün gelip çatacak.” demiş.

Ağlamış anam, kendini paralarcasına.  Ellerini alıp dudaklarına götürmüş babam, sonra da yüreğine bastırıp: “Ben kor ateş olmuşum Zeyno’m, bu haykırışın fayda vermez bana. Benim adresim yok artık. Seni sana sonra da Allah’a teslim diyorum” demiş ve  gece sabaha dönmeden gitmiş, bir daha dönmemek üzere.

Anam arkasından koşmuş, beylik tabancası elinde, yetişememiş.

Yere çökmüş, tam da  badem ağacının olduğu yere.

Toprağı tırnaklamış,  hırsını alırcasına…

O gece  gökten bağrı  yarılırmışçasına  yağmurlar boşalmış. Taş kusmuş tüm meydanlara.

O günden sonra anam bir daha hiç konuşmamış.  Eski haline döndürmek için elbirliği eden köylüler bu uğraşın  işe yaramadığını anladığı gün vazgeçmişler ondan.

 O seneden sonra büyük bir  kuraklık baş göstermiş köyümüzde. Bu yüzdenmiş köyümüzün fakir düşmesi, bu yüzdenmiş babamla oturup geceler boyu muhabbete doyamadıkları badem ağacının kuruması…

Tüm bu yaşanılanları dinlerken  sormaya cesaret edemediğim müphem bir sıkıntı sardı bir anda yüreğimi. Ben sormadan anam söyledi: “Babanı vuranları amcan geçte olsa bulup öldürdü…”  Elimi sımsıkı kavrayıp bağrına bastırdı sonra da. Er ya da geç seni de vurmaya gelecekler. Gidebileceğin en uzak ülkeye kaç, başka da birşey düşünme” dedi.  Göz pınarlarında her daim hazırda duran gözyaşları sel olup akmıştı bile.

“ Görülmüş şey midir kaderden kaçmak ana” dedim . “Hem ben böylesi bir  durumda korkak gibi kaçmayı kendime zül sayarım…” “Benim bir acıyı daha kaldıracak gücüm kalmamıştır oğul”  deyip dizlerini dövünmeye başladı, sonra da kaçıp canını kurtarmasan ben kendi canıma kıyarım” deyip, arkasını dönüp  koşarak gittiği kurumuş badem ağacının altında yere diz çöktü. Toprağı eşeleyerek açtığı çukurdan, bir kutunun içerisine saklamış olduğu  tabancayı çıkarıp direkt şakağına dayadı.

Elinden almaya çalışırken, ne ara geldiğini farketmediğim  bir adam karşımızda durmuş silahını bana doğrultup ateş etmişti ki, anam kollarını açıp önüme geçti. Oracıkta yere düşüp kanlar içinde kaldı benim bahtsız anam…  

Elindeki silahı alıp arka cebime koydum.

O güne kadar varlığıyla yokluğu fark edilmeyen anam artık hepten yok olmuştu. Onu badem ağacının altına gömdük. Kuru badem ağacının dallarına  sıralanmış çaputlara bir yenisini de ben ekledim.

Anamın intikamı için…

Fotoğraf:https://short-url.link/O6r



BENZER KONULAR
YORUM YAZ