Aslında Hiç Tanımıyoruz Birbirimizi / Neslihan Tamyaman

Aşk ne garip şey, öyle değil mi?

Öyle işte…

Baksana bize, her an birbirimizle ilgili bir hayal süslerken düşüncelerimizi

Biz…

İkimiz…

Birbirimizi hiç tanımıyoruz aslında…

“Ben Kimim?” desen -AŞKIMSIN-dan başka verecek cevap yok kafamda

ve

Sen de benim için bulamazsın bir başka yanıt…

Ben…

Ben çiçeklerden en çok laleyi severim örneğin, müziklerden Latin ezgilerini. Kitapsız bir dünyada kalsam nefes alamam, tahmin edebilir misin? Aslında sevmem futbolu izlemeyi, takip etmeyi, fanatizmini ama takımlardan Beşiktaş’ı tutarım ne hikmetse, renklerinin cazibesinden belki de… Herkes kırmızıya tutkunum zanneder oysa olmazsa olmazım yeşildir. Yaz mevsimini severim en çok, bulutlu havalarda karamsardır ruh halim. Geceleri geç saatlere kadar -uykusuzluk pahasına- oturmak zevk verir de sabah erken uyanmak zül gelir hep. Çok mutlu bir çocukluk yaşadım, vasat bir öğrenci oldum okul hayatımda, akademik başarı anlamında, ama sorsalar yine de isterim dönmeyi öğrencilik yıllarıma; çok eğlenirdim çünkü…

Çok muzur bir çocuktum mesela -hani bildiğin erkek Fatma. Kafasını yarmışlığım vardır haşarı erkek çocuklarının ve hatta kapımıza şikâyete gelinmiştir muzurluklarım sebebiyle defalarca.

Genelin aksine sulu, salçalı, kıymalı -yani bildiğin tencere yemeği denen cins işte, sebze yemeklerini severim en çok; kebap, pizza, pilav, makarna yerine. Lakin hayır diyemem mesela iyi yapılmış bir Çin yemeğine. Bir de yaz-kış çorbaya hayır demem, diyemem mesela. Yapmasına yaparım, bir de üstelik -istesem- çok da iyi yaparım ya, işin gerçeği, nefret ederim yemek yapmaktan. Aslına bakılacak olsa ev işlerinin tamamından laf aramızda. Tonla çamaşır yıkayıp, asıp sonra toplayıp katlasam çok söylenmem de beş altı çift çorap asıp sonra toplayıp katlamaya illet olurum, söylenir dururum aksatmadan her defasında. Ev işlerini hiç sevmem, doğru, ama el işlerine de bir o kadar bayılırım, tipime bakan konduramasa da. Hani bildiğin örgü, dikiş, nakış olaylarına…

Bilebilir miydin bunları sevgili?

Bilemezdin…

Sen peki?

Sen mesela, sen sever misin çiçekleri; neşe verir mi sana da rengârenk çiçeklerin önünden geçmek?

Takım tutar mısın? Sever misin sporu; yapar mısın ya da?

Hiç yemek yapar mısın ya da hangi yemeği seversin en çok?

Uslu muydun çocukken muzur mu?

Şiir okur musun hiç, var mıdır bir şairle kendini özdeşleştirdiğin anlar benim olduğu gibi

Ayçekirdeğini mesela- evet evet bildiğin ayçekirdeğini- sever misin? Paketi bitirmeden bırakman söz konusu değil midir yoksa benim gibi?

Güneşli bir güne uyanmak gülümsetir mi seni de berbat bir geceye yatmış olsan bile?

Mesela sen de sever misin denizde kalmayı uzun uzun, parmak uçlarındaki deriler buruş kırış olana değin ve hatta bir tekneyle açılıp gitmek istediğin olur mu kimileyin…?

Bilmem…

Aşk garip şey işte, dedim ya… tanımıyoruz bile aslında birbirimizi…

Ama diğer yandan öylesi mahrem şeyler ki paylaşılanlar…

Mesela kaç kişi bilir benim kadar, heyecanlandığında çakmaklaşan gözlerindeki o bakışı, kaç kişi bilebilir sevişirken tam da boynunun kıvrımına yerleşen o baş döndürücü kokuyu, kim anlar vurdumduymaz tavırlar ardına gizlediğin tutkuyu..? Benden başka kaç kişi sezer kahkahaların ardına sakladığın kalp ağrısını? Kaç kişi hissedebilir benim kadar içinde sinsice pusu kurmuş olan hüznünü..? Kaç kadın bilir bedeninin hangi noktasına dokunursa tüylerini ürpertebileceğini…? Kaç kişi anlayabilir suskun kaldığın anlarda dokunarak ve bakarak –ama sadece dokunarak ve bakarak- aslında dokunduğun yerde adeta şiir yazdığını hatta daha doğrusu bir beste yaptığını… Kaç kadın yakalamıştır aşkla bütünleştiğin vakit –ama sadece o vakit- dudağının kenarında oluşup kayboluveren kıvrımı?

Aşk

Tanımak değil de; bunları bilmek

Ama sadece bunları bilmek belki de sevgili

Bunları bilip

Birbirini tanımamak belki de aşk yapan aşkı

Hani

“Her aşk biter” diyor ya o çok bilmişler….

İnsanlar birbirini tanıdıkça bitiyor belki…

Öyleyse eğer;

Sakın

Ama sakın

Tanıma beni sevgili…………………..

Fotoğraf: Neslihan Tamyaman

2 Yorum Aslında Hiç Tanımıyoruz Birbirimizi / Neslihan Tamyaman

  1. Aşkı aşk yapan unsurlar öyle güzel anlatılmış ki sevgili yazarımız tarafından, imrenmemek elde değil! Kutluyorum kendisini!

  2. Yazarimiz o kadar az sözcükle o kadar derin bir konuyu öyle derin duygularla dile getirmiş ki kendisini kutlamamak mümkün değil. Nice yazılarla biz okurlarını aydınlatmaya devam etmesini diliyor ve kendisini tebrik ediyorum.

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*