Aşk Nerede? / Zeynep Özdal

Dünya dönmeye başladığından beri… Kuşlar ötmeye, nehirler akmaya, ay parlamaya başladığından beri kalbi atan her genç kadının sorduğu bir soru bu. Aşk nerede?

Aranızda cevabı çoktan bulanlar olabilir. Bazılarınız da artık inanmayabilir… Ancak benim sorum henüz inancını kaybetmemiş ve henüz hayal ettiği aşkı bulamamış olanlara…

Şimdi gözlerinizi kapatın ve sizinle kısacık bir yolculuğa çıkalım. Doğduğunuz andan başlayarak sizi büyüten o acımasız masallara gidelim… Beyaz atlı prenslerin görür görmez âşık olduğu masallara ya da bir öpücükle uykusundan uyanan güzel prenseslere… Hatırladınız mı? Öyleyse devam edelim… Genç kızlığa geçiş yaparken kulaklarınızı dolduran o ölümsüz aşk şarkılarını düşünün. Ve geceler boyu okuduğunuz X-girl, Miss Girl tarzı dergileri… Birçoğumuz için de daha kapağını açar açmaz aşk kokan o acıklı romanları… Salya sümük izlediğimiz aşk filmlerini düşünün. Sizce de burada bir terslik yok mu?

Hayatımızdaki her şey aşkın etrafında dönerken milyonlarca kadından aşkı bulanların sayısı neden bu kadar az, diye sormadınız mı hiç? Elbette sordunuz… Ancak farklı bir şekilde…

“Benim ondan ne eksiğim vardı ki?”

Evet, tam da bu şekilde… Pek çoğumuzun söylediği, bir kısmımızın duyduğu o meşhur isyan ediş cümlesi bu…

Aslında bu durumda ne erkeklere kızmak lazım ne de aşkın büyüsünü yaşamak için tüm çabasını sarf eden kadınlara… Ben daha çok, bunu bilinçaltımıza kazımaya niyetlenmiş acımasız masallara kızıyorum. İnsanı yok yere bunalıma sürükleyecek kadar dokunaklı söylenen şarkılara… Hayal âlemine dalacak kadar yoğun duygularla okunan aşk romanlarına kızıyorum. Çünkü biz kadınlar, işte tam da o masallar yüzünden aşkı yanlış yerde, yanlış kişide, yanlış eylemde arıyoruz. Nasıl mı? Gelelim çok yaygın olan diğer isyan cümlesine…

“Bana bir çiçek bile almadı!”

Bu cümleyi ister evli olsun, ister nişanlı, ister sevgili olsun, ister ayrı her kadın hayatında en az bir kez olsun söylemiştir. Çünkü okuduğumuz, dinlediğimiz her şeyde bize bu öğretilmiş. Aşkını ilan etmek isteyen yakışıklı prens sevgilisini çiçeklerle karşılar… Kamyon dolusu gülleri ayaklarının dibine serer… Onu gül yapraklarıyla örtülmüş bir mekânda mum ışığında yemeğe götürür. Elinde çiçeklerle saatlerce buluşma yerinde bekler…

Bu çiçek olayını şu an okurken bile içinizden geçen inkâr cümlelerini duyar gibiyim.

“Hiç de değil! Ben çiçek beklemem bir kere… Para israfı…”

Ya da…

“Ben çiçeği dalında severim… Alacaksa zaten saksı çiçeği almalı…”

Ya da…

“Çiçekleri yollara dökmek mi kalmış… Ne banal…”

Kızlar… Dürüst olun… Hepimiz çiçek konusunda pinti olamayacak kadar hassasız… Ve hiçbirimiz yoldaki güllere isyan edecek kadar doğasever değiliz… Ve bir şey sözde (!) ne kadar sıradan olsa da hepimiz nedense aynı şeyi güzel ve dayanılmaz buluruz. En basitinden, hepimiz evlenme teklifi için tek taş pırlanta bekleriz… O teklif gelene kadar her fırsatta “çok banal” desek bile…

Ama… Tüm bu işin arka planında başka bir gerçek var ki… Bana çok kızacağınızı bilsem de söylemek zorundayım… Kızlar… Siz prenses değilsiniz… Hiç birimiz değiliz… O yüzden aşkı hayali prenslerde aramaktan vazgeçin.

Aşkı, sevdiğiniz kişinin sizi ne kadar tanıdığında arayın. En hassas duygularınızı ne kadar anlayabildiğinde… Sizin değerlerinize ne denli değer verdiğinde… Arkanızı döndüğünüzde ne denli yalansız ve riyasız olduğunda arayın. Ve her şeyden önce kendinizi tanıyın. Çünkü sizi en mutlu eden o gerçek şeyi bilmiyorsanız ayaklarınıza serilmiş onca şeyi görmeniz mümkün değildir. Aşk, tıpkı mutluluk gibidir. Ufak şeylerde sizi yakalar. Nasıl mı?

Mesela… Uzun bir kıştan sonra ilk turfanda çilek çıktığında gözleriniz parlıyorsa… Ve karşınızdaki adam sırf bu çocuksu mutluluğu görebilmek adına, basitçe, size sadece bir kâse çilek alıp geldiyse… Bırakın o adam size çiçek almasın… Bırakın size mum ışığında yemek hazırlamasın… En sevdiğiniz o sıradan soslu makarnayı yapsın. Ve siz aşkı size aslında en çok sevdiğiniz şeyi vermeye çalışan adamda arayın… Çünkü gerçek aşk çiçeklerin yapraklarından, mum ışığından ya da abartılı sürprizlerden çok çok uzakta bir yerde gizleniyor…

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.