Acil… Öldürülecek Kurban Aranıyor… / Zeynep Özdal

 “Öldürülecek kurban aranıyor. Müracaat 05xx xxx xx xx.”

Gazetenin ilan sayfasında böylesine açık ve net yazılmış bir seri katil ilanı olduğunu hiç gördünüz mü? Görmediniz tabii ki… Ben de görmedim… Ama bana bunu düşündürecek kadar riskli başka bir ilan gördüm. Hem de son zamanlarda oldukça fazla… İnternet sitelerinde, gazetelerde, etkinlik dergilerinde hatta TV programlarında… Gittikçe yaygınlaşan, herkesin son fenomeni haline gelmek üzere olan – belki de çoktan gelmiştir,  ben geç öğrenmiş bile olabilirim – yepyeni bir oyun türünden bahsediyorum. Genelde de hep aynı sloganla çıkan, birbirinin aynısı ilanlara rastlıyorum.

“Bilgisayar oyunlarının en sevileni gerçek oldu! Tüm dünyadan sonra şimdi Türkiye’de! Odadan Kaçış Oyunu!”

Evet… Tam da bundan bahsediyorum. Bir anda hayatımıza giren “Escape from …. ” oyunları için büyük emek harcanıyor. Kimileri büyük AVM’lere kurulmuş tek bir odadan çıkmaya çalışırken, kimileri özel tasarlanmış müstakil evlerde katılıyor bu oyuna. Size verilen 1 saat içinde şifreleri çözerek kurtulmaya çalışıyorsunuz. Macera ve aksiyon sevenler için, hele de bu tarz oyunlardan keyif alanlar için bulunmaz nimet. Fakat işin bambaşka bir boyuta sürüklenme ihtimali, eminim benim gibi başka kişilerin de aklına gelen bir soru işareti.

Gelin bu ihtimale birlikte göz atalım…

Macera ruhu taşıyan iki gencimiz var diyelim. Yaşları henüz 18 olsun… Orta gelirli ailelerin bilgisayar meraklısı çocukları… Bu yüzden bungee juming yapma şansları yok. Eğlence peşindeler ve bu çok bahsi geçen kaçış oyununa katılamaya karar verirler. İnternette uzun bir aramadan sonra, çok popüler olmayan bir ilana denk gelirler. İlan aynen şöyledir:

“Maceraya hazır mısınız? Size tek bir odada değil, üç katlı kocaman bir evde 3 saat geçirme şansı veriyoruz. İpuçlarını topla, bulmacayı çöz, anahtarı bul. Üstelik tanıtım haftası olması sebebiyle %50 indirimle!”

Gayet ilgi çekici… Hem daha uzun, hem de diğerlerine göre daha ucuz. Randevu için hemen aramak gerek diye düşünür gençlerimiz, haklı olarak… Ve o beklenen gün gelir, oyun için hazırlanan eve giderler.

Çok yakın iki arkadaş evin daha kapısından girer girmez heyecanla dolarlar. Kapıda onları kelli felli bir adam karşılar. Kuralları anlatır sakince.

Pencereler kilitlidir, dışarı atlayamazlar ya da dışarıdan yardım alamazlar. İçeride özel bir ses sistemi vardır. Gerektiğinde oyun kurucu onlarla iletişime geçebilecektir. Bulmacaları süre içinde çözemezlerse oyun sona erecektir. Ve son olarak yine kural gereği cep telefonlarını teslim etmek zorundadırlar.

Gençler telefonlarını da bıraktıktan sonra kendilerini bu oyun kurucunun insafına, vicdanına ve ahlakına bırakmış sayılır. Ya bu ev sahibi sizin ve zavallı gençlerin düşündüğü gibi değilse? Bunu bir tuzak gibi kullanan psikopat bir caniyse içeriden nasıl kurtulabilirsiniz, hiç düşündünüz mü?

O kadarını anlarız dediğinizi duyar gibiyim. Ama karşınızdaki kişi sizden daha zeki olabilir. Belki her şey normal bir oyun gibi başlar. İlk kattaki oyunu başarıyla tamamlayacağınız keyifli bir platform oluşturmuştur sizin için. Belki işler sonrasında değişir.

İkinci kata geldiğinizde yere dökülmüş yapışkana yapışmış olabilirsiniz. Hatta kötü bir eğlence türü olduğunu düşünür küfür edersiniz belki. Ama sizi hedef alan oklar canınızı yakmaya başladığında ayakkabıları çıkarıp kaçmaya başlayacağınız kesin. Ve katilimiz için can acıtan başka bir oyuna geçeceksiniz. Kırık camlar üzerinde yürümek zorunda kalacaksınız. Elbette mevcut eşyaları kullanarak korunabilirsiniz. Ama katilimiz onu da düşünmüş. Korunmak için el attığınız her eşya başka bir bubi tuzağını çalıştırıyor. Ve siz bu kez sizi öldürmeyi hedef alan silahlarla savaşıyorsunuz. Çünkü adamımız kanlı bir mücadele izlemekten keyif alıyor. En çok kimin dayanacağını görmek istiyor ya da kimin pes edeceğini…

Sonuç olarak… İşler gittikçe kötüleşebilir, macera ve heyecan aradığınız yerde hiç istemediğiniz şeyler bulabilirsiniz. Efekt zannettiğiniz sesler öldürme arzusuyla yanan bir katilin haykırışı olabilir. İpucu ararken başka masumların cesetlerini bulabilirsiniz. Hatta daha da kötüsünü düşünün diyemiyorum. Zaten en kötüsünü yaşamak zorundasınız artık. Yapabileceğiniz tek şey acısız bir ölüm olması için dua etmek olabilir.

Çünkü… Cep telefonunuzu teslim ettiniz, tüm kapılar ve pencereler kilitli. İçeride bağırsanız bile sesiniz dışarı çıkamayacak,  sinsi bir sistemle izole edilmiş. Zaten onlarca yara almışsınız. Birileri sizi bulmazsa kan kaybından ölebilirsiniz. Macera öylesine yoğun gidiyor ki korkudan ağlama fırsatınız bile olmamış. Kurtulmak için bir mucize bekliyorsunuz.

Böyle olmasını hiçbirimiz istemeyiz elbette. Ama ya olursa? İşte o zaman o sondan nasıl kaçacaksınız?

Keyfinizin içine limon sıktığımı düşünebilirsiniz. Hatta oyun sahipleri de ne yapmaya çalıştığımı tam şu anda sorguluyor olabilir. Ancak hepiniz biliyorsunuz ki benim kastettiğim şey, ihtimal dışı dediğimiz fantastik konular. Keskin zekâsıyla parlayan oyun kuruculara ya da bu eğlenceyi yaşamak isteyen kimseye sözüm yok. Ama bana sorarsanız… Oyuna katılacağınız yeri iyi araştırın… İçeri giren herkesin sonunda dışarı çıktığından emin olun… Hiç kimse bir seri katilin hayal gücünde tutsak kalmak istemez ne de olsa…

3 Yorum Acil… Öldürülecek Kurban Aranıyor… / Zeynep Özdal

  1. ben çok etkilendim bence günümüz gerçekliğiyle birebir uyumlu bir yazı..ve belliki içten yazılmış. tebriklerimle.

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.