Halı Yıkama / Şenay Tanrıvermiş

Halıya damlayan kanlar kurumuş pıt pıt pıt pıt, kırmızı lekeler kahverengi lekelere dönüşmüş pat pot put pıııııt ve geceden beri ısınmayan vücudu gün aydınlanınca yine de ılınmaya başlamıştı. Üşüyordu, acıyordu, acıkıyordu ve bazen durduğu yerde korkunç yoruluyordu. Bütün gece üşümüştü ama tir tir tir titrememişti! Elleri, ayakları ve içi soğumuştu dünyadan. Aydınlanan gün kararan içini kamaştırdı, utandırdı, usandırdı. Dünya gözüne battı! Iyyyyyyyk, ayyyyyyy, uyyyyyyyy, offfffffffffffffffff! Demek tüm dünyalılar gibi kendisi de  hiçbir şey olmamış gibi yapmaya devam edecekti. Yüzsüz, gamsız, arsız, haksız, hukuksuz, yalancı ve sözde uygar dünya!

Kahvaltı, çay, kahve, sigara ve kalabalık sokaklarda banka numarasını alıp sıranı beklemek için kuyrukta bir sayı olacaktı önce. 576, 012, 577, 013… Yanan ışıkta kendisi olan sayıydı 013. İşlem tamam olduğuna göre ‘teşekkürler’ ve ‘iyi günler’ diyen şehir insanıydı. Taytlı kadınların sahil yürüyüşünde tabloyu bozan görüntü kirliliği oldu sonra. Görsel dünyanın anlamına erişemeyen göstergelerinden biriydi. Asıl hayatlara fon bile olamayacak sıradanların ortalamasıydı. Öylesine yaşıyordu işte! Bugün işi asmıştı ama kendini asmamıştı!

Ellerini dolduran poşetlerin sahibi bir market müşterisiydi biraz sonra. İzinli gününde durmadan gelen iş telefonlarına zırrrrrrrrr zırrrrrrrrrrrrr zırrrrrrrrrr zırrrrrrrrrrr cevap veren mahcup ve suçlu kaytaran oldu. Evet canımdı, şimdi maillerime bakarımdı, olmadı arar öğrenirimdi. Beyaz yakalının beyaz ilmekli köleliğine rıza gösteren ancak içinden hakkı ve haklı olduğunun bilincindeydi. Bildiğini susan, kendisine izin vermeyen iç polisine yaltaklanan kaypaktı! Sustu, kesti, özür diledi, yanlış anlaşılmıştı, zaten hiç konuşmamıştı. Cızzzzzzzzzzzzzzz, cık cık cık, hmmmmmmmmmmmmmmmm! Kendi polisine kaçmadan teslim olan orta yolcuydu. Kendisi de haklıydı ama kendisi ne yapabilirdi sonuçta herkes haklıydı! Günün ortasına geldiğinde acıktığını ezberlemiş sade vatandaşa uydu. Gım gım gım, gım gım gım, yürüyordu adım adım, hanım hanım.

Bir sahil lokantasıymış gibi maviye boyanan sahte sandalyenin ucuna ilişti, kendine sığınan mülteciliğine sinirlenen pasif isyankardı. Sustu, sustukça sıra kendisine gelmişti! Kendi kendisinin arkasında duramayan ve doğrularını söyleyemeyen gizli muhalifliğinden bıkkın kendi sırasını kendisine çaktırmadan savsaklamakta uzmandı. Bir cevap aradı ama her zamanki gibi kendi ağzından laf alamadı. Bık bık bık bık, cık cık cık cık, tık tık tık tık bile çıkartmayan bir teslimiyet ve tek emeli günü tamamlayıp eve dönmek olan bir televizyon izleyicisiydi. 10 parmak zapping yapacaktı, zap zap zap! Öğleden sonra bugünlük evden çalışmasına izin verilen şanslıydı. Bilgisayarının şifresini daima unutan bir ahmaktı. Neydi, neydi, neydi, neydi… Bütün şifrelerini karıştıran ve yeni şifreler icat eden bir sistem fonksiyonuydu. Aslında gizlisi saklısı olmaması gereken belki de hiç olmaması gereken bir organizmaydı ama yine de bir sürü şifresi vardı. Tıkır tıkır, şıkır şıkır, şakur şukur, çok şükürdü!

Kahverengi lekeleri sildi, yüzey temizleyiciydi… Tek çare çaresizlikti! Evde ve işte idareciydi, yuvayı yapan dişi kuştu, minik kelebekti. Uçmak ne demekti? Uçmak terbiyesizlikti!

Çalışan kadın da kadın olduğuna göre bütün kadınlar gibi kanamak eşitlikti. Lıkır lıkır, ılık ılık, şakır şakır, damlaya damlaya, tıp tıp tıııııııııııııııııp susacaktı. Aslında kendi ülkesinde yaşayan bütün kadınlardan daha eşitti ve birden tepesinin tası attı ve halı yıkamayı aradı. Bütün halıları yıkatmak pek tabii en doğal hakkıydı… Kendisi silmeyecekti, kendi kanını modern dünyanın hizmet veren şirketlerinden birine yıkatacaktı. Halı Yıkama şirketinin hem sahibi, hem sekreteri hem de temizlikçisi olan o önemsiz şahısla kesin, net ve kısa konuştu! Çiçeklerin renginin solmamasını tembihledi, emretti. Adresi verdi, saatte anlaştı ve haydi temizlesinlerdi bakalım halının çiçeklerini soldurmadan!

Halı silmek, kendisini silmekten zordu.  Zaten çok yorgundu ve kendisiyle uğraşacak hali yoktu!

1 Yorum Halı Yıkama / Şenay Tanrıvermiş

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.