Arzu’ya Mektuplar I / Mehmet A. Başkurt

Samsi

İçinde lamba, içinde kırlangıç, içinde yaz, içinde akşam olan mekânlar benim kalbim ve çocukluğumdur.

Kent yalnızlıklarının doğurduğu ruhani hastalıklara baktım. Bedenler ruh bağından kopmuştu. Sevdalar ve aşklar bundandır burada gövdeye tutunur ve tükenir.

İnsanın ruhu nasıl acır? Bunun bir tarifi yok. İnsanın ruhu ancak insan gövdesinde acır ve ancak yalnızlıkla yanar. Çünkü gövdemiz ham bir kabuktur ruhumuz için.

Kalbimi ve çocukluğumu çalıp geçtim kentlerden. Acıdan, yalnızlıktan ve gövdeden geçtim. Çünkü bazı çocuklar sakat doğar ve öyle ölür oralarda.

Gel burası saltanat sofrası, gel burası tanrı sofrası, gel burası derviş sofrası. Azığımız; toprak ve su, güneş ve yıldızlar, bulutlar ve yağmurlar, ağaçlar ve meyvalar. 

Altıncı Nefes ve Altıncı Sesleniş (Varakât)

Yedi şerî hüküm kalemden düştüğünde benim kollarım seksen sekiz burcun atlasıydı ve Cüveyni’nin bedeni umum adaletiydi. Benim bedenim, benim adaletim, benim hükmüm sen idin. Burç kuşağında Elif, Ra ve Zad Balık takımyıldızının uğurlu kollarındaydı.

Zabibi

Bizi insan olmaktan alıkoyan kentli makamlardan sonra ormana vardım. Ormanlar, doğanın kentleriydi. Orada gök kubbeye uzayıp giden bin dallarla konuştum, rüzgârın bağrına koşan huş yapraklarıyla konuştum. Toprağa gömülüp suya varan köklerle konuştum.

Seslerle konuştum, karanlıkla da konuştum. Sözlerini aldım saçlarına doladım. Topuz topladığım saçlarını karanlığa batırdım. Üzerine su döktüm. Boşlukta kayboldun. Ne bulut, ne gökyüzü ne de yıldız idin. Beni yıkımdan sonra gelen rahatlık sardı.

Sonra toprak ve içerisindeki börtü böcekle konuştum. Hepsi bana şunu fısıldadı; insanın iradesini eriten zaaflarıdır.

Elbette ki, düş ve söz mülk değildir.  Düş, gerçeğe ve geleceğe dayanan kapıdır. Düş, sözün ilk adımıdır. Evet, hevesin yüreği ile dokunamaz hayat.

Aynı uykuya dalıyoruz ama farklı rüyalar görüyoruz. Bizim bir rüyamız Asaf’ın bileğindeki zaman. Bir rüyamız Erjeng kitabındaki yedi yazıt ve bir resim.

Beşinci Nefes ve Beşinci Sesleniş ( Taalhum )

Ester’in kalbindeki İbrani ipeğinde üç Arap kraliçesinin lekesi gezinir Asurî bir yazıtta. Bu yazıtta; uyanışını, kımıldayışını, bileklerini, eteğini tutuşunu ve yürüyüşünü gördüm. Süleyman tapınağına indirdiğim taht ve seyran sensin.

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.